Select Page
Rabia Yıldırım

Rabia Yıldırım

Kitap Sorumlusu / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Sorumlusu

AĞRI’NIN KURTULUŞU

Bir annenin çığlığıydı, bir çocuğun gözyaşı, bir babanın çaresizliği. Yeni hükümlerin süreceği bir devr-i alemdi belki de… Onca çaresizliğe rağmen umutsuz olmayan bir halkın direnişiydi bu. Evet o, milletin sesi, küçücük çocukların gözyaşlarına karışık duasıydı.

Memleketin yeşilini, mavisini, havasını bu aziz millet, Rus tahakkümünde bulunan Ermeniler e neden bıraksın? Bu millet toprağı, canı, malı ve namusu için silahlanarak Ermenilerle mücadele girdiler ve başarılı oldular.

Halkımız için Anadolu deyince damarlarımızdaki kan donuyor diyen bu millet, vatanı ve toprağı için her türlü fedakarlığı yapmıştır. Bugün bu coğrafyalar üzerinde rahatça ve özgürce yaşayabiliyorsak bu aziz milletimizin vatan aşkındandır. Bu cennet vatanının aziz milleti olduğu müddetçe bu topraklara sahipsiz hiç kimse giremeyecek ve ses çıkaramayacaktır. Bizleri biz yapan bu bağ bayrağa ve vatana olan asktır. Bir memleket düşünün taşı toprağı altın, bir memleket düşünün milleti vatan uğruna bayrak uğruna el ele kol kola can cana. Bir memleket düşünün çocuk sesi sokaklarda, bir memleket düşünün ezanı beş vakit okunan, bir memleket düşünün ki orası Türkiye. Ve orası doğunun parlayan yıldızı, orası Ermenilere baş kaldıran aziz millettin cennet vatanı…

 

Ceylan YİĞİT

Ceylan YİĞİT

Kulüp Üyesi

AĞRIMIZ’IN KURTULUŞU

Ağrı denince soğuk en dipte olan şehir akla gelir hep öyleydi. Bundan çok yılar önce de bir işgale uğradı kurtarılması güçtü çünkü şartlar ağır imkanlar az…

Ama bir fark vardı Türk halkı azimliydi istekliydi çünkü farkındalardı ki bu topraklardan başka bir yerde yaşayamayız. Şu an bunları kelimelere dökmek basit tabi ki işgal yıllarında yaşamadık görmedik lakin biliyorum ki Ağrı dahil memleketimin herhangi bir yerindeki bir işgal beni en derinden etkiler her kurtuluş yıllarında her siren sesini duyduğumda, her acılı bir anne gördüğüm de her şehit haberinde bunu en uç noktama kadar hissediyorum. Şu an Ağrımız çok şükür kurtuluşunun yıldönümlerini kutluyor bunu ecdadımıza, halkımıza, askerlerimize borçluyuz.

Bugün Ağrı’ nın Kurtuluşu dendiğinde sadece bir tarihten ibaret olan bu kanlı cehennem, derinlemesine incelendiğinde vatan sevgisinin ne demek olduğunu tüm dünyaya gösteren bir abide gibi durmaktadır. Çünkü savaşlar Birliği de gözler önüne sermektedir, insanlar vatan sevgisi içinde hareket ederler ve bu sayede de ne kadar güçlü bir millet olduğumuz gözler önüne sermektedir. Şu an olduğu gibi yıllar önce de işgalci devletler güçlüydü, gerek teknoloji gerek insan sayısı olarak lakin Türk hakkındaki gibi birliğin olduğunu düşünemiyorum çünkü o kadar çok manipüle edilmeye çalışıldık ki o kadar çok savaşlara maruz kalmanın verdiği güç hiçbir millete yoktur. Her gün umut içinde hareket etmek, inancı diri tutmak kadere teslim olmak değil de son raddeye kadar canla başla hareket etmek…

Bir kere daha iyi ki memleketim tüm işgallerden kurtuldu iyi ki şu an hâlâ topraklarımızda yaşamaktayız.

Sultan AYTEKİN

Sultan AYTEKİN

Kulüp Üyesi

AĞRI’NIN KURTULUŞU

Bugün 15 Nisan 1918 Ağrı’nın tüm zorluklara göğüs gerdiği topraklarını düşman birliklerinin elinden kurtardığı gün. Kurtuluş mücadelesinin yurdumun her yerinde sürdüğü o dönemde Ağrı’da yaşlısı, genci; kadını, çocuğu demeden dört bir koldan topraklarımızda kardeşimizin, babamızın, abimizin, eşimizin kanını dökmeye çalışan düşman birliklerini durdurup topraklarımızı almışlar. Kurtuluş Savaşı’nın henüz başlamadığı o dönemde Ruslar 1914 yılında Ağrı’yı işgal etmişlerdi. Daha sonra Rusya’da Bolşevik İhtilali olunca Rus ordusu geri çekildi ama geride Ermeni çetelerine vur emrini bıraktı. Ardı arkası kesilmeyen zulümler, işgaller ve savaşlar başladı. Bizim topraklarımızda halkımıza yapılan katliamların haddi hesabı yoktu. Evlatlarımızın kanı akmaya devam ediyordu. Köylerinden, evlerinden, yurtlarından kaçan insanlar mağaralarda yaşamaya başladılar. O sırada Ağrı da direniş gösterecek mücadele edecek, bayrağımızı ayakta tutacak düzenli bir ordumuz yoktu. Ordumuz o dönemde Erzurum ve çevresi için mücadele veriyordu. Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir, Ağrı’daki halkımızın acısına son vermek için orduyu Erzurum’dan çıkardı. Bunun üzerine halkımız da toplandı ve orduya katılarak mücadele etmeye karar verdi. Topraklarımızı, bayrağımızı düşmanların elinden almaya kararlıydı, öyle de oldu. Halkımız dört bir koldan orduya katılarak canla başla savaştılar. Bugünün önemini, değerini cümlelerle anlatamayız ama şunu söyleyebiliriz ki milletimiz tarihin her döneminde düşman birliklerine direndi Ağrılı milletimiz de direndi pes etmedi. Bugüne ve gelecek nesillere dilden dile anlatılacak bir destan bıraktı. Anlı şanlı bayrağım göklerde dalgalandıkça bu vatanı bu toprağı kimse bölemez.

Yazıyı Paylaş